|   | 

Çevre Ekonomisi ve Politikaları (2. Baskı)


Yazar: Prof. Dr. Ahmet ŞAHİNÖZ / Yrd. Doç. Zahra FOTOUREHCHİ
Çeviren:
Türü: Araştırma
Baskı Tarihi: 2019
Baskı Sayısı: 2. Baskı
Ebat: 16*24
Sayfa: 292
ISBN: 978-605-5339-51-7
Fiyatı: 30.00 TL

Birleşmiş Milletler (BM) ’in Paris’te 30 Kasım-11 Aralık 2015 tarihleri arasında düzenlediği İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP 21), küresel ısınmanın sınırlandırılmasını içeren ciddi bir anlaşma ile sonuçlanmıştır. BM 1992 Rio Çevre ve Kalkınma Konferansından sonra çevre konusunda atılan bu ilk kapsayıcı ve somut adım, dünyamızı bekleyen çok büyük olası doğal felaketler kadar, evrensel çevre bilinç ve duyarlılığının kaydettiği gelişmenin de bir işaretidir. Bir başka anlatımla, insan ile doğa arasında son iki asırdır yaşanan “çatışma” evresinden “uzlaşma” aşamasına geçişin Paris’te somut adımları atılmıştır.

Gerekli önlemler alınmazsa, küresel ısınmanın gezegenimizi kuraklık ve su baskınları ile tetiklenecek geri dönülmez bir çevre felaketine ve kitlesel göçlere sürükleyeceği artık bilimsel olarak da ortaya konulmuş bulunmaktadır. Böyle bir küresel çevre felaketini önlemek için, yüzyılımızın sonuna kadar sıcaklık artışını 20 C’nin altında tutabilmek amacıyla tüm ülkeler Paris zirvesinde belirli bir karbon emisyonu (salımı) indirimi taahhüttü altına girmiş bulunmaktadır. Taahhütlerin yerine getirilmesi ise, fosil kaynaklı enerjiden yenilenebilir enerji kaynaklarına süratle geçişi sağlayacak yeşil enerji projelerine öncelik veren yeni çevre politikalarına yönelmeyi gerektirmektedir. Fransa Cumhurbaşkanı F. Hollande kapanış konuşmasında, ortak imzaları ile Paris Zirvesi’nde “diplomatik” bir başarı sağlayan 196 ülke yöneticisini, iktidarlarını kullanarak “dünyayı değiştirmeye“ davet etmiştir. Bu davetin ne ölçüde kabul göreceğini, ülkelerin önümüzdeki yıllarda uygulamaya koyacakları yeni büyüme stratejileri ve çevre politikalarının yönü gösterecektir. Ancak aradan geçen üç yıl içerisinde, dünya genelinde düşük karbonlu ekonomiye geçiş konusunda gerekli adımların atıldığına maalesef tanık olamadık.

Dünyanın gelişmiş ülkelerinde 1970’li yıllara dayanan çevre konusundaki kaygılar ve kitlesel duyarlılıklar, Türkiye’ye yirmi yıllık gecikme ile, 1990’lı yıllarda ulaşabilmiştir. Önce bir Çevre Bakanlığı’nın kurulması, son 15-20 yıldır da, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)’nin imzalanması, ortaokullardan üniversitelere kadar tüm eğitim-öğretim programlarına değişik isimler altında “çevre dersleri”nin eklenmesi, yine üniversitelerde “çevre mühendisliği bölümleri” ile “çevre enstitüleri”nin açılması ve TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma) Vakfı başta olmak üzere, değişik isimler altında çok sayıda sivil toplum örgütünün kurulması ülke ölçeğinde yetersiz olsa da, geri döndürülemez bir çevre duyarlılığının filizlendiğine işaret etmektedir. Kurumsal ve akademik gelişmelerden çok daha önemlisi ise, toplumun kentlerde kesilen ağaçlara, ülkenin tüm vadilerine rastgele kurulmak istenen hidroelektrik santrallerine, ormanları yok eden taş ve maden ocaklarına, yaylaların sonunu getirebilecek hesapsız yol ağı projelerine, vs. gösterdikleri toplumsal demokratik direniştir. Tabandan gelen bu olumlu gelişmelerin Türkiye’nin çevre politikalarına ne ölçüde yansıdığı ise, maalesef çok da olumlu olmayan bir yanıta işaret etmektedir. Ancak doğal çevre tahribatının geri dönülmez bir boyuta ulaşmadan etkin çevre politikalarının acilen uygulamaya konulmasının, Türkiye kadar gezegenimizin geleceği için de bir zorunluluk olduğunu biliyoruz. Ortak yazarımızın ülkesi İran’ın da, çevre konusunda Türkiye’ye çok benzer süreçlerden geçmiş olduğunu ve bugün de.

Türkiye ve İran’da henüz yeni olan “çevre ekonomisi” dersleri için yeterince yerli kaynak kitap bulunmaması, bu kitabın kaleme alınmasının hiç şüphesiz en temel gerekçesini oluşturmaktadır. Ancak bu gerekçe kitabın akademik dünya dışında kalan okurları dışladığı anlamına gelmemektedir. Çevre konusunda elden geldiğince geniş bir okur kitlesine ulaşabilmek için kitabın yazımında, bilimsel yaklaşımlardan uzaklaşmadan, mümkün olduğunca popüler bir dil ve üslup kullanılmaya çalışılmıştır. Çünkü dünyanın geleceğinin insanların çevre bilinç ve duyarlılığının arttırılmasına bağlı olduğunun bilincindeyiz.

Yerli-yabancı kaynak eserlerin taranmasına-incelenmesine dayalı bir araştırma yöntemi ile başlanılan kitap yazımında, benim önce Hacettepe Üniversitesi’nde ve daha sonra Başkent Üniversitesi’nde vermiş olduğum “Doğal Kaynaklar ve Çevre Ekonomisi” dersleri süresince edindiğim yazılı kaynaklar, ders notları ve bilgi birikiminden, ortak yazar Z. FOTOUREHCHİ’nin Doktora tezi çalışmalarında edindiği birikimden çokça yararlanılmıştır.

Başta öğrencilerimiz olmak üzere, kitabımızın akademik camiaya, çevre politikası yapımcılarına ve çevreye ilgi duyan tüm okuyuculara yararlı olması dileğiyle.

Prof. Dr. Ahmet ŞAHİNÖZ
Ağustos 2019 / Ankara



Etiket:

İmaj Yayınevi
Fakülteler Mah. Dirim Sk. 23/1 06590 Cebeci/ANKARA
T: 0 312 363 54 14 | F: 0 312 363 09 91
W: www.imajyayinevi.com | E: bilgi@imajyayinevi.com




+90 312 473 79 63